İçeriğe geç

Sürat nasıl gösterilir ?

Sürat Nasıl Gösterilir?

Bazen, bir anı, bir duyguyu, bir hissi aktarabilmek için kelimelerin yeterli olup olmadığını bilemiyorum. Kayseri’nin soğuk sabahlarında, uykusuz geçen bir gecenin ardından, bir anı tekrar düşündüğümde, zihnimde oluşan imgeler, hissettiklerim kadar keskin ve hızlı oluyor. Bu yazıda, “sürat”ın nasıl gösterilebileceğini anlatmaya çalışacağım, ama bunu bir yarış pistinde değil, hayatın tam içinde, sakin ama bir o kadar da hızlı olan bir anda yapacağım.

Hızla Geçen Bir Günün Ortasında

Bir sabah, kaybolmuş zamanın içinde kaybolduğum anlardan birini hatırlıyorum. O gün, Kayseri’nin tipik bir soğuk sabahıydı, ama içimde o kadar fazla sıcaklık vardı ki; sanki dünyadaki her şey yavaşlıyordu, sadece ben hızla ilerliyordum. Saatin tik takları, aklımdan geçen düşüncelerle uyumsuz bir hızda ilerliyordu. Bir yanda çalışmam gereken bir yazı, diğer yanda geçmişten gelen hayal kırıklıkları ve yarım kalmış hayaller… Bir türlü duramıyordum.

Bir anda, dışarıdan gelen bir araba sesi ve gürültüsüyle irkildim. Kayseri’nin gürültüsü, şehrin monotonluğu içinde fark edilmeyecek kadar olağandı. Ancak o an, o sesi duymak bana bir şey hatırlattı: Sürat.

O Anın Hızında Kaybolmak

O gün, bir kafeye gitmek üzere evden çıkmak zorunda kaldım. Genelde kafelerde yalnız oturup, içimdeki dağınıklığı dışarıya dökmek, yazılarımı yazmak için iyi bir fırsattı. Ama o gün, her şey farklıydı. Çıkarken, yürürken, hızla hareket eden her şey gözümde başka bir anlam kazandı. Hızlı bir şekilde yürüyen bir kadının arkasından, annesinin kollarında güven içinde uyuyan bir çocuğun başını fark ettim. Çocuğun masum uykusu, hızla koşan kadının temposuyla kesişiyordu, ama sanki çocuğun uykusu zamanın içindeki hızı yavaşlatıyordu. O anda, “Sürat nasıl gösterilir?” sorusu bir anda zihnime geldi.

Ve düşündüm: Hız, sadece nasıl hareket ettiğimizle değil, nasıl hissedebildiğimizle de ilgili olabilir mi?

Duygularla Sürat

Bir an için zamanın durduğunu hissettim. Yavaşça yürüdüm, ama zihnim hızla geçmişe gitti. Kayseri’nin o eski sokaklarında, çocukken gittiğim parklarda, annemin yanında yürüdüğüm anları hatırladım. Her şeyin ne kadar hızlı geçtiğini şimdi, o eski anılarda fark ediyorum. O zamanlar çocukken ne kadar hızlı yaşadığımızı hissedebiliyorduk. Şimdi ise her şey o kadar hızlı geçiyor ki, bir anlık bile olsa duraksamak neredeyse imkansız.

Yavaşlayarak yürüdüğümde, kafamda bu duygular karışıyordu. Ne çok düşündüm! O kadar hızlı düşünüyordum ki, içimde bir patlama hissi vardı. Ama dışarıda, her şey donmuş gibiydi. İçimdeki bu karmaşa, sanki bir arabanın hızla ilerlemesi gibi ama dışarıdan bakıldığında her şey o kadar sakin görünüyordu. O zaman bir şey fark ettim: Sürat, aslında sadece fiziksel hızla değil, duyguların hızını yakalayabilmekle de alakalıydı. Zihnimde hissettiğim hız, bedensel hızımı çoktan geride bırakmıştı.

Hızla Kaybolan Bir Anı Yakalamak

Bir süre sonra kafeye vardım. Masama oturup yazmaya başladım ama içimdeki o hızı bir türlü durduramıyordum. Bazen bir kelime yazarken, içimde hissettiğim yoğun duyguyu, hızla geçen zamanın içinde kaybolan her şeyi bir cümleyle anlatmak istiyorum ama kelimeler yetersiz kalıyor. Hız, çoğu zaman bir anın içinde kaybolmuşken, o anın büyüsünü yazabilmek ne kadar zor! O an, hızla geçip giden bir tren gibi, sadece bir iz bırakıyor, ama o iz de çok geçmeden kayboluyor.

Sosyal medya, mesela, hızla geçiyor. Bir fotoğraf, bir tweet, bir video… Her şey çok hızlı bir şekilde yayılıyor. Ama içindeki anlam ne kadar hızla ulaşabilirse ulaşsın, bazen anlar o kadar hızlı geçiyor ki, ne yazık ki, onları tutmak ve yaşamak çok zorlaşıyor. Şu anda yazarken, içimde duyduğum hayal kırıklığını anlatmak, o hızla kaybolan anı yakalamak istiyorum. Bu da, tam olarak sürat meselesi… Hızla akan zaman, sanki anı dondurmanın bir yolu yokmuş gibi.

Sonunda Anladım: Sürat İçindeki Duygular

O gün, kafede bir süre daha oturup yazdıktan sonra, dışarıya adımımı attım ve bir an için sanki dünyadaki her şeyin hızını hissedemedim. Belki de sürat, her şeyin hızla geçmesinde değil, içimizde hissettiklerimizi tam olarak ifade edebilmemizdeydi. O an, hem bir kaybolmuşluk, hem de bir umut vardı içimde. Çünkü hayat o kadar hızlı geçiyor ki, duygularımıza sahip çıkmak, onları ifade edebilmek belki de o hızın içinde bize en önemli şey olmalıydı.

O gün, Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken, bir yandan hayal kırıklığı, bir yandan umutla düşüncelerim hızla akıyordu. Ama sürat sadece bir kelime değil, o hızı anlamak, içindeki duyguları hissedebilmekti. Bunu o gün, kendi hızımda buldum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
https://hiltonbet-giris.com/betexper indir